Etiket Arşivi: Hayalet uzuv

Merhaba dostlar, bugün, benimde ziyadesiyle ilgimi çekmiş bir konu olan ”Hayalet Titreşim Sendromu” isimli arkadaşı inceleyeceğiz.

İnsanoğlunun geçmişten günümüze kadar uzanan yolculuğunda bir çok değişime uğradığı kesin, bunları kısaca ele alacak olursak, kullandığı aletler, dış görünüşü ve günlük yaşantısının yanı sıra, insanların temel duygularının da değiştiğini söyleyebiliriz.

* * *

Biraz daha geçmişe gidecek olursak, günümüze kıyasla ilkel toplumlarda daha çok içgüdülerden kaynaklanan sevgi, umut ve korku gibi sade duygularının daha hakim olduğunu söyleyebiliriz. İlkel toplumlar gelişmeye başladıkça üstünlük, kıskançlık gibi duygular belirmeye başladı. Bu da günümüzle kıyaslandığında psikolojik bir bozukluk olarak karşımıza çıkıyor.

* * *

Psikoloji bilimi bu bozukluklar ile ilgili çözüm aramaya devam ederken, hızla hayatımıza girip, yaşantımızda olumlu ve olumsuz ani etkiler bırakmaya başlayan ”Teknoloji” ise bu psikolojik sorunlarımıza yenilerini eklemeye devam ediyor, bir sabah uyandığımız da kucağımız da nur topu gibi yeni doğmuş korkular bulmamız an meselesi.

Modernleşmenin dibine vurduğumuz son günlerde teknoloji ile hayatımıza giren en yeni korku ise “Hayalet Titreşim Sendromu”.

Peki Hayalet Titreşim Sendromu Nedir?

Hayalet Titreşim Sendromu, cep telefonunuza her hangi bir bildirim gelmediği halde, titreşim hissettiğinizi sanıp sürekli telefonunuza bakmamıza sebep olan sendromdur. Bu sendroma ismini kazandıran ise, sinir bilimindeki hayalet uzuv sendromudur. Hayalet uzuv kesilen uzvunuzun (kol, bacak, el) sanki hiç kesilmemiş gibi ağrı hissettirmesidir.

* * *

Konuyu toparlayacak olursak, beynimiz uzuvlarımızdan sürekli sinyal almaya alışmıştır, bu uzuvlardan birisi kesilmiş dahi olsa beyin sorunun ne olduğunu tam anlayamasa da orada bir sorun olduğunu anlar ve sanki kesilen uzvunuz varmış gibi oradan bir ağrı yollar. Hayalet titreşim sendromunun oluşmasına neden olanda budur.

Artık bir uzvumuz gibi parçamız haline gelmiş cep telefonlarımız ise bu konuda başrol oynuyor, sosyal medya ve sürekli olarak bildirim aldığımız diğer uygulamalarda yapılan paylaşımlar, beynimizde dopamin adı verilen mutluluk hormonunun artmasını sağlıyor, bir gün bu bildirimler kesildiğinde, beynimiz kendisi için alışkanlık haline gelmiş olan sinyalleri almadığından, psikoza benzer bir durum yaratıyor ve sanki titreşim sesi duyuyormuşsunuz veya titreşimi hissediyormuşsunuz gibi düşünmenize yol açıyor.

* * *

Yapılan bir araştırmada insanların %68’i hayali titreşim sendromundan rahatsız, %13’ünde günde bir, %55’i ise haftada bir sıklıkta titrediği sanrısına kapıldıklarını belirtiyor…