Bırakın Su İçmek İsteyen Gidip Kendisi Alsın…

İnsan kendi mutsuzluklarını, kendi dertlerini neden yazamıyor? İçinde tuttuğu ne varsa neden haykıramıyor.

Buna engel olan şey, herkesin duyacak olması mı? İnsanlardan gelecek farklı tepkiler mi? Yoksa mahalle baskısı mı…

Hayatta tahammül edemediğim tek şey çok fazla merhamet sahibi olmamdır. Sıklıkla vicdanımın sesini dinlemeyi kendime alışkanlık edinmişim.

İnsanlara karşı hiç bir zaman önyargı ile yaklaşmadım. Her zaman yaptıklarının haklı tarafları olduğuna inandım. Bir sebebi vardır mutlaka dedim.

Sonra onlara elimden geldiği kadar yardımcı olmaya çalıştım. İstisnasız tanıdığım herkese mutlaka bir iyiliğim dokunmuştur. İstisnasız her iyilik yaptığım insanda beni buna pişman etmiştir.

Buradaki problem insanların beni buna pişman etmesi değil. Benim bunlardan bir ders çıkarıp herkesin kendim gibi olmayacağını kabullenememem.

En kötüsü de ne biliyor musunuz?

Yapmasaydın!

Evet gün gelip senin elinden tuttuğun insanların yapmasaydın kardeşim demeleri. Ve bunu yaptıgım hiç bir şeyi başlarına kakmadan işitiyor olmam.

Üzücü olan nokta ise ben bunları işitirken, onların hiç de hak etmeyen insanlara benden daha çok değer verdiklerini görmek.

Yapım gereği ince düşünceli bir insanım ve bu yapımdan dolayı sürekli olarak hassas davranıyor ve diğer insanların umursamadıkları konulara bile kafamı takabiliyorum.

Artık yoruldum. Bundan sonra insanların kendilerinin yapabilecekleri şeyleri, sırf onlara yardımcı olmak için kendi üzerime almaktan vazgeçtim.

Eğer bir insan yürüyebiliyorsa bırakın kalkıp suyunu kendisi alsın ve içsin. Bu hayatınızda kim olursa olsun.

Eğer siz o suyu getirip saygı gösterdiğinizi veya o suyu getirip onlara iyilik yaptığınıza inanıyorsanız yukarıda yazdığım duruma kısa süre içerisinde sizde düşeceksiniz demektir.

Ben artık kendi suyunu kendisi alabilen insanlara degil. Kendi suyunu alıp içebilecek durumu olmayan insanlara su getirmeye karar verdim. Ve kendi etrafıma aşılması zor duvarlar ördüm bu konuda.

Bu şekilde dahamı mutluyum?

Eğer vicdanınızın sesine kulaklarınızı tıkayabiliyorsanız evet. Böyle daha mutlu oldum. Hayatımda üçüncü şahısların kişisel sorunlarından dolayı üzülecek ve yıpranacak bir yer kalmadı.

Hayatta daha mutlu olmak ve bizlere bahşedilmiş bu kısacık ömür içerisinde doya doya yaşamak için kafanıza şapkadan başka bir şey takmayın. En azından o sizi güneşin zararlı ışınlarından korur.

Birde hayvanları çok sevin ve kendinize birer tane dost edinin. İnanın bir hayvan, bir insanın yaptığı nankörlüğün yüzde biri kadar bile nankörlük yapmayacak size.

Sağlıcakla kalın, bir sonraki yazımızda görüşmek dileğiyle…