Aylık Arşiv: Nisan 2017

Bu videoyu herkesin izlemesi gerektiğini düşünüyorum, video içerisinden bir alıntı paylaşarak sizlere iyi seyirler dilemek istiyorum. İşte bu metin Atatürk‘ün doğumunun 100.yılında Unesco‘ya üye 152 tarafından imzalanmıştır.


Uluslararası anlayış ve işbirliği, barış yolunda çaba göstermiş üstün kişi, olağanüstü devrimler gerçekleştirmiş bir inkılapçı, sömürgecilik ve yayılmacılığa karşı savaşan ilk önder, insan haklarına saygılı, dünya barışının öncüsü, bütün yaşamı boyunca insanlar arasında renk, din, ırk ayrımı göstermeyen eşsiz bir devlet adamı, Türkiye Cumhuriyeti‘nin Kurucusu.

İyi seyirler … 🙂

Merhaba dostlar, bugün, benimde ziyadesiyle ilgimi çekmiş bir konu olan ”Hayalet Titreşim Sendromu” isimli arkadaşı inceleyeceğiz.

İnsanoğlunun geçmişten günümüze kadar uzanan yolculuğunda bir çok değişime uğradığı kesin, bunları kısaca ele alacak olursak, kullandığı aletler, dış görünüşü ve günlük yaşantısının yanı sıra, insanların temel duygularının da değiştiğini söyleyebiliriz.

* * *

Biraz daha geçmişe gidecek olursak, günümüze kıyasla ilkel toplumlarda daha çok içgüdülerden kaynaklanan sevgi, umut ve korku gibi sade duygularının daha hakim olduğunu söyleyebiliriz. İlkel toplumlar gelişmeye başladıkça üstünlük, kıskançlık gibi duygular belirmeye başladı. Bu da günümüzle kıyaslandığında psikolojik bir bozukluk olarak karşımıza çıkıyor.

* * *

Psikoloji bilimi bu bozukluklar ile ilgili çözüm aramaya devam ederken, hızla hayatımıza girip, yaşantımızda olumlu ve olumsuz ani etkiler bırakmaya başlayan ”Teknoloji” ise bu psikolojik sorunlarımıza yenilerini eklemeye devam ediyor, bir sabah uyandığımız da kucağımız da nur topu gibi yeni doğmuş korkular bulmamız an meselesi.

Modernleşmenin dibine vurduğumuz son günlerde teknoloji ile hayatımıza giren en yeni korku ise “Hayalet Titreşim Sendromu”.

Peki Hayalet Titreşim Sendromu Nedir?

Hayalet Titreşim Sendromu, cep telefonunuza her hangi bir bildirim gelmediği halde, titreşim hissettiğinizi sanıp sürekli telefonunuza bakmamıza sebep olan sendromdur. Bu sendroma ismini kazandıran ise, sinir bilimindeki hayalet uzuv sendromudur. Hayalet uzuv kesilen uzvunuzun (kol, bacak, el) sanki hiç kesilmemiş gibi ağrı hissettirmesidir.

* * *

Konuyu toparlayacak olursak, beynimiz uzuvlarımızdan sürekli sinyal almaya alışmıştır, bu uzuvlardan birisi kesilmiş dahi olsa beyin sorunun ne olduğunu tam anlayamasa da orada bir sorun olduğunu anlar ve sanki kesilen uzvunuz varmış gibi oradan bir ağrı yollar. Hayalet titreşim sendromunun oluşmasına neden olanda budur.

Artık bir uzvumuz gibi parçamız haline gelmiş cep telefonlarımız ise bu konuda başrol oynuyor, sosyal medya ve sürekli olarak bildirim aldığımız diğer uygulamalarda yapılan paylaşımlar, beynimizde dopamin adı verilen mutluluk hormonunun artmasını sağlıyor, bir gün bu bildirimler kesildiğinde, beynimiz kendisi için alışkanlık haline gelmiş olan sinyalleri almadığından, psikoza benzer bir durum yaratıyor ve sanki titreşim sesi duyuyormuşsunuz veya titreşimi hissediyormuşsunuz gibi düşünmenize yol açıyor.

* * *

Yapılan bir araştırmada insanların %68’i hayali titreşim sendromundan rahatsız, %13’ünde günde bir, %55’i ise haftada bir sıklıkta titrediği sanrısına kapıldıklarını belirtiyor…

Merhaba, ufak bir alışveriş hikayemi paylaşmak istiyorum taktir sizin.

Eşimin çalıştığı iş yerinde biriktirdiği puanlar karşılığı evidea.com’dan ev eşyası almak istedik iki ay önce bir “süpürge” aldık 15 günde geldi eyvallah dedik kalan puanları da ileride harcarız dedik nitekim zaman geldi 28.02.2017 tarihinde bir adet “ütü” birde “tost makinesi” almak için harekete geçtik aradık taradık bizim isteklerimizi karşılayan, müşteri yorumları olumlu güzel ürünler bulduk önce tost makinesinin sonra ütünün siparişi verildi.

Tost için tahmini kargolanma tarihi 09.03.2017, ütü için 15.03.2017 dedim tamam yine bekleyeceğiz ama sıkıntı yok tarih yaklaştı ayın 9’u geldiği akşam “ikinci taahhüt tarihi 13.03.2017” oluverdi kargolanma tarihi okey dedim ayın 15’i geldi ütü yola çıktı şaşırdım 🙂 bu arada tost makinesi kendi depolarından yolluyorlar yani önce iletişim kuruyorlar ürünü istiyorlar ürün depoya geliyor sonra bizim tarafımıza yollanıyor ama ne hikmetse “1 ay (30 gün)” o ürünü bir türlü tedarik edemediler kaç kere aradım, kaç kere sitelerinden “bildirim”  bıraktım ama robotvari cevaplar, müşteri hizmetleri ona keza cevapsız sorular diyorum ki adama tedarik süreci nasıl işliyor anlatır mısınız tabi ki diyor firmayla iletişime geçiliyor, sipariş veriliyor, varsa geliyor yoksa gelmiyor dedim peki benim ürünün durumu ne bir ay oldu beyefendi halen bekleniyor dedi iletişimi kuşla mı kuruyorsunuz bu kadar geç yanıt alıyorsunuz dedim yok efendim dedi tamam dedim.

Bu sefer bildirime cevap geldi 27.03.2017 tarihinde ürününüzü kargolamaya çalışacağız aksaklıktan dolayı özür dileriz diye sevindim ufaktan da olsa 27’sinin akşam 5 oldu aradım dedim bugün kargolanacaktı beyefendi ürün elimize geçmedi dedi sakince telefonu kapattım ve artık umudu kestim 1 Nisan sabahı sipariş durumuna bakarken “iptal” yazdığını gördüm yine aradım efendim ürün tedarik edilemiyor o yüzden siteden de kaldıracağız, tedarik edilemeyen ürünü satmayacağız artık dediler, bu ürün puanlarla alındı dedim “manuel” çek olarak hesabınıza tanımlanır dedi dedim tekrar alışveriş yapmak istemiyorum sizden başka yolu yok dedi peki dedim başka bir şey alırız sonra bir daha da asla 2 Nisan sitede geziniyorum gözüme tost makinesi çarptı bizimkine benziyor baktım o lan inanamadım aradım tekrar müşteri hizmetlerini dedim bu ürün iptal edilen ürünüm nasıl stokta gözüküyor bugün girdi dedi bayan tamam dedim böyle böyle sıkıntı yaşadım ürünün bugün kargolanmasını istiyorum dedim ilgileneceğim beyefendi dedi öğlen kargolandı diğer gün elimdeydi.

Çok gereksiz, ilgisiz, tatmin etmeyen bir iletişim biçimlerinden dolayı ben kesinlikle bir daha alışveriş yapmayacağım ürünler sağlamdı evet ama Şikayetvar / Evideacom burada gayet açık bir şekilde ilgilenmeyen bir müşteri hizmetleri olduğu aşikar ürününüz geliyor ama ne kadar sürede bilinmeyen, TV’lerde reklamı dönen ama bunun hakkını veremeyen, çok pahalı olmayan değişik daha büyümesi ve gelişmesi gereken bir kurumdur Evidea (Malzemem Yapı ve Elektrikli Gereçler Ticaret A.Ş).

Alışveriş yapmanızı tavsiye etmem.

Saygılarımla.

Hayatımızda yeni sayılacak kadar kısa zamanda etkisi ve zorunluluğu altına almış olan dünya.. Onsuz yapamıyor, herhangi birinin şarjı bitmesin diye taklalar atıyor, internetsiz adım atamıyoruz çünkü herkesin kendi alışkanlıkları ve dünyası var her şeyden soyutlanıp orada kendilerini bulabildikleri..

Vay efenim ekranım bu kadar inç, şu kadar megapixel, bataryam böyle derken en iyisi olsun mantığı ile kıçına don alamayan insan elinde en iyisini bulundurmaya çalışıyor sosyal statü yüzünden..

Aslında her şeyin atası “internet” her bilgiye her istediği şeye anında ulaşabilme şansı var, en kolayı “google amca” anında, doğru, pratik, dolu ve bir o kadar çöp bilginin olduğu bilgiye. İnternet bile kendi içinde kullanıcı bazında kategorilere ayrılıyor en basiti facebook, instagram kullanan sosyal sınıf (arada internet kullanılıp bilgi aranır gerisi sosyalleşme, takipleşme ile geçer), bilgi edinme ve etkin kullanan insan, oyuncu gibi herkesin bir kullanım şekli var.

Birbirimizle bağlantı kurmak çok özel bir şey “idi” şimdi nerdesin aşkım? burdayım aşkımlara döndü kırılgan ve narin oldu, gizli bir şey kalmadı kalamadı bir kaç sene sonra “gizlilik” için para ödeyeceğiz Cem dedi dersiniz. Dünya 0 ile 1’i iyi kullabilenlerin , kötü niyetli siber suçluların ve Arif 216’ların olacaktır..

İnsanların soyutlaşması, kutuplaşması bi’ kısım dünya insanlarının açlıktan kırılırken diğerlerinin tıka basa doyduğu, zenginlikte ilk %5’e girecek insanların bir kısım bağışı ile dünyadaki tüm açlıkların hastalıkların son bulabileceğini bilirken kimsenin kimse için ‘iyilik’ dahi yapmadığı bir geleceğe gidiyoruz. Dünya büyüdükçe, teknoloji geliştikçe insanlık ve vicdan küçülecektir şu anki gidişat onu göstermektedir.

Saygılarımla.

Merhaba dostlar, bu günkü konumuz başlıktan da anlaşıldığı üzere tabi ki Bilge Nihan 🙂 yaşantım boyunca her türlü fanatizme karşı bir tutum sergiledim, siyasi, spor vs. hiç bir ideolojik yaklaşımın bir parçası olmadım, buna herhangi bir sanatçının fanı olmakta dahil.

Bilmem belki müzik evrensel olduğundan dolayıdır. Kulağıma hangi şarkı hoş geldiyse, onu sadece gerçekten hoşuma gittiği için dinledim. Ama şunu ciddi olarak belirtmek isterim, Bilge hanımın klibini abartmıyorum 50 defa izledim sanırım 🙂 Hala izlemeyen varsa şuradan izleyebilir, malum telife takılmamak için burada paylaşamıyorum.

Klibi çok beğendim! Uzun zamandır böyle keyif alarak bir klip izlememiştim, Bilge hanımın klip içerisindeki kendine özgü ve yapmacık olmayan tavırları, izlerken karşı tarafa adeta samimiyet aşılıyor. Sesi konusunda etkileyici ve kendine özgü çok kaliteli bir yorumunun da olduğunu söyleyebilirim. Bu klibi keşfetmem deki en büyük etken tabi ki Bahadır Tatlıöz‘ün bu klibe eşlik ediyor olması.

İzledikten sonra, bir kez daha izledim, bir kez daha, bir kez daha derken, dedim ki kendi kendime benim bu ismi unutmamam gerekiyor ”Bilge Nihan” ve yazmaya karar verdim, ne demişler ”Söz uçar, Yazı kalır” 😉 En başta da dediğim gibi, hiç bir şekilde bu güne kadar herhangi bir sanatçının fanı olmadım, Bilge Nihan ilk defa bir sanatçının fanı olabileceğimi hissettirdi bana bu güzel klip ve doğal tavırlarından dolayı kendisine çok teşekkür ediyorum.

Umuyorum ki çok güzel yerlere gelecek ve birlikte bir sonraki kliplerini de burada paylaşacağız ve yorumlayacağız. Güzel bir çıkış yakaladığını düşünüyorum, buradan kendisine başarılar diliyorum. Aşağıda, güzel sanatçımızın kendisi hakkında hazırlamış olduğu biyografisini bulabilirsiniz.

Bilge Nihan kimdir?

Kendi web sayfasından aldığım açıklamayı olduğu gibi paylaşıyorum dostlar.

Berlin doğumlu Bilge Nihan’ın müzik hayatı küçük yaşlarda piyano eğitimi ile başlayıp, Güzel Sanatlar Lisesi ile devam etti. Aynı yıllarda Berlin Klasik Türk Müziği Derneği’nde korist ve solist olarak görev almaya başladı ve TRT Avrupa Ses Yarışması’nda 2.lik ödülünü aldı.

Klasik Batı Müziği Eğitimini ise burslu olarak devam ettirerek 4 senelik klasik şan eğitiminin yanısıra Sosyal Pedagoji Yüksek Öğrenimi ile eğitim hayatını tamamlarken, bir yandan da profesyonel müzik hayatına giriş yapan Bilge Nihan, Berlin’de sahne çalışmalarına basladı.

2006 da radikal bir kararla Türkiye’ye yerleşerek müzik hayatını İstanbul’da sürdürmeye karar verdi. İlk zamanlar TV programlarında solistlik ve popüler şarkıcılara (Ege, Tan, Bengü, Burcu Güneş gibi) vokalistlik yaptı. Enbe Orkestrası gibi orkestralarda ise solist olarak görev aldı.

Eş zamanlı olarak stüdyo kayıtlarında da irili ufaklı bir çok jingle seslendiren Bilge Nihan, Nr1 Radyo ve Müzik kanalının da kurumsal sesidir. Nihayetinde albüm çalışmalarına başlaması ile beraber kendi ekibini kurarak konser, bayii toplantıları, kongreler gibi sahne çalışmalarına devam etmektedir…

Bir sonraki yazımızda görüşmek dileğiyle …

Fikiryazar.com ile her türlü konuda tereddüt etmeden iletişime geçebilir, yeni teklifler sunabilir, projeleriniz hakkında fikir sorabilir, site üzerinden eleştirilmesini isteyebilir ve dilediğiniz konuları tartışabilirsiniz. Bize ulaşmak için Tıklayın